Fazıl Hüsnü Dağlarca...
‘Hep sahnede olmak?..’ diye düşündüm, Süreyya Opera Binası’na, Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı son yolculuğuna uğurlamaya giderken. Bu arada şairle ilgili bilgilerde belleğimden hızla geçiyordu:
26 Ağustos 1914 İstanbul doğumlu, süvari albayı Hasan Hüsnü Bey’in oğludur. Kuleli Askeri Lisesinde 1933 yılında mezun olmuştur. İlk yazısı 1927’de Yeni Adana Gazetsi’nde yayınlanan bir öyküdür. 1933 yılında çıkan ‘Yavaşlayan Ölüm’ şiiriyle adını duyurmaya başlamıştır. Zaman içinde toplumun her katmanına unutulmaz şiirler yazarak, şiirimizin ulu çınarına dönüşmüştur.
Ben her zaman Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın, Nobel’i alması gerektiğini düşünmüşümdür. Bu düşünce şairin şiirlerini daha mı değerli kılacaktır, asla! Nobel, şairin şiirne ne bir sözcük ekleyebilir ne de çıkartabilir. Ama eğer Nobel veriliyorsa, verilmesi gereken adların başında yer almıştır.
Süreyya Opera Bibası’na girdiğimde büyük bir kalabalık vardı. Törende şairimizi ve şiirlerini anlatanları dinledik. Her şey olması gerektiği gibiydi ama Dağlarca yine sahnedeydi. Türk Bayrağı’na sarılı tabutun içinde kendisi değil de kimbilir ne vardı?.. Bu düşünce sık sık gülümsememe neden oldu, yanaklarımdan gözyaşlarım süzülürken.
HASRET Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri, Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye: Okurum düşüne düşüne okuduğum şiileri, Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmışdır diye
Sevgiler, haftaya Pazartesi. Yaşam Koçu Tülay Ferah
briç, briç türkiye, bricturkiye, bricturk, haberler, konvansiyonlar, sistemler, yazarlar, ekonomi, tezcan şen, dersler, son dakika, oyun, game, cappaletti, blackwood, dural, gerber, bergen, albarran, apel, benjamin, baron, aspro, cue bid, lebensohl, puppet stayman, trefl landy, bridge, bridge turkey, türkiye, turkey, turkiye, kulupler, briç kulupleri, şiir, İnverted Minör
|